Tavşanlar soğuğa, sıcağa kıyasla çok daha dayanıklı hayvanlardır. Kalın kürkleri ve yoğun alt tüyleri sayesinde sıfır derecenin altındaki havalarda bile rahat edebilirler. Ancak bu dayanıklılık koşullu bir dayanıklılıktır: Kuru, rüzgârsız ve nemsiz bir alan sağlandığı sürece geçerlidir. Islanmış bir kürk, rüzgâra açık bir kafes kenarı ya da donmuş bir su kabı, sağlıklı bir tavşanı birkaç gün içinde ciddi biçimde zayıflatabilir.
Dış ortamda yaşayan tavşanlar için kış hazırlığı, hava soğumaya başladıktan sonra değil, sonbaharın ortasında başlar. Aşağıda barınağın fiziksel yapısından günlük bakım rutinine kadar, yeni başlayan bir bakıcının bilmesi gereken temel noktaları sırayla ele alıyoruz.
Dışarıda yaşayan bir tavşanın barınağı, yazın gölge ve serinlik; kışın ise kuruluk ve yalıtım sağlamak üzere tasarlanmalıdır. Doğru bir tavşan barındırması, kafesin kendisinden çok kafesin konumuna, zeminine ve rüzgâr karşısındaki durumuna bağlıdır.
Barınağın açık yüzü, hâkim rüzgârın estiği yöne bakmamalıdır. Türkiye'nin çoğu bölgesinde kışın soğuk rüzgâr kuzey ve kuzeydoğudan gelir; bu nedenle kafesin ön yüzünü güneye veya güneydoğuya çevirmek hem rüzgârı keser hem de gün içinde biraz güneş almasını sağlar. Barınağı bir duvarın dibine, bir çitin arkasına ya da mümkünse bir sundurma altına yerleştirmek koruma katmanını artırır.
Zeminle temas da önemlidir. Kafes doğrudan toprağa veya betona oturuyorsa alt kısımdan sürekli nem ve soğuk çeker. En az 20-30 santimetre yükseklikte ayaklar üzerine oturtmak, hem nemi keser hem de kemirgenlerin barınağa girmesini zorlaştırır.
Ahşap barınaklarda çatının su geçirmez olması ilk şarttır. Çatı hafif eğimli olmalı, yağmur suyu ön kapıya değil arka tarafa akmalıdır. Üst yüzeye çakılan bir katran keçesi veya kalın muşamba uzun süre iş görür.
Duvarlar için çift katman mantığı işler: iç kısma ince bir ahşap panel, aralara strafor veya taşyünü yerleştirilebilir. Yalıtım malzemesi tavşanın kemirebileceği bir yerde açıkta kalmamalıdır. Barınağın ön yüzüne akşam saatlerinde indirilen, sabah kaldırılan bir branda kapak takmak da pratik bir çözümdür; ancak brandanın hava akışını tümüyle kesmemesi, bir köşesinin havalandırma için açık bırakılması gerekir. Kapalı ve nemli hava, soğuktan daha büyük risktir çünkü solunum yolu sorunlarına zemin hazırlar.
Kışın yataklık miktarı yazın kullanılanın en az iki katı olmalıdır. En uygun malzeme kuru, tozsuz saman veya kuru ottur; talaş tek başına yeterli sıcaklık tutmaz. Barınağın içinde küçük, üstü kapalı, girişi dar bir yuva bölmesi bulunmalı; tavşan burada vücut ısısıyla ısınabileceği bir cep oluşturur. Islanan yataklık ısıtmaz, tam tersine soğutur; bu yüzden ıslak kısımlar her gün ayıklanmalı, haftada bir tümüyle yenilenmelidir.
Kışın en çok gözden kaçan konu ısıtma değil, suyun ve beslenmenin sürekliliğidir. Tavşan soğukta daha çok enerji harcadığı için yem tüketimi artar, susuz kaldığında ise sindirim sistemi hızla durma noktasına gelir.
Damlalıklı biberonlar kışın çabuk donar ve tıkanır. Bu dönemde geniş ağızlı, ağır seramik kaplar daha güvenilirdir; günde en az iki kez, sabah ve akşam üzeri kontrol edilip yenilenmelidir. Kabı yuva bölmesinin dışına, ancak rüzgâra kapalı bir köşeye koymak donma hızını azaltır. Kapları gece boyunca içeri alıp sabah ılık suyla doldurmak, birçok bakıcının uyguladığı en basit yöntemdir.
Sağlıklı, yetişkin ve tüyü tam bir tavşan için ek ısıtmaya genellikle ihtiyaç yoktur. Ancak yaşlı, hasta, çok genç veya yeni ameliyat geçirmiş tavşanlar için destek düşünülmelidir. Bu durumda mikrodalgada ısıtılan jel yastıklar ya da tavşanlar için üretilmiş kablosuz ısı plakaları tercih edilir; hayvanın istediğinde uzaklaşabileceği şekilde barınağın yalnızca bir bölümüne konur. Elektrikli ısıtıcı, ampul ya da açık alev gibi çözümler yangın ve kemirme riski nedeniyle uygun değildir.
Isı farkının çok yüksek olduğu durumlarda tavşanı aniden sıcak bir eve almak da doğru değildir. Kışlık tüyü gelişmiş bir hayvan, 20 derece üstündeki bir ortamda kısa sürede bunalır. Taşınma gerekiyorsa geçiş kademeli olmalı, garaj veya kapalı bir veranda gibi ara sıcaklıkta bir alan kullanılmalıdır.
Kışın kaliteli kuru otun önü hiç boş kalmamalıdır; hem sindirim çalışır hem çiğneme ısı üretir. Taze yeşillikler donmuş veya buzlu verilmemeli, oda sıcaklığına yakın olmalıdır. Haftada bir kez tavşanı elinize alıp kilo kaybı, ıslak çene, kirli arka bölge ve tırnak uzunluğu açısından kontrol etmek iyi bir alışkanlıktır. Kışın hareketsizlik arttığı için tırnaklar daha az aşınır. İştahta ani düşüş veya iki gün boyunca dışkı azalması, beklenmesi gereken değil hemen veterinere danışılması gereken bir tablodur; küçük evcil hayvanların düzenli sağlık takibi bu dönemde daha da önem kazanır.
Kısa bir hatırlatma: Tavşan için tehlikeli olan soğuk değil, ıslaklık ve rüzgârdır. Barınak kuru ve rüzgârsızsa, sıfırın altındaki geceler sorun oluşturmaz.